Kayıtlar

PROJEDE 7. GÜN: DİJİTAL OYUN BİZİM İŞİMİZ!
Bugün 13 Eylül 2018 Perşembe… Bugün projenin son günü. İçimde tuhaf bir hüzün var açıkçası. Şunu anlıyorum ki bir kez daha, öğrenmenin yaşı da yok, sonu da… Uzun yıllar hizmet içi eğitimlere katılmış bir öğretmen olarak, akademik camiaya geçtiğimden beri bu tür etkinliklere çok ara verdiğimi fark ediyorum bir özeleştiri olarak. Bundan sonra bu tür etkinliklere daha çok dikkat kesileceğim kesin. Aklımda olanlar var zaten, öncelikle onların peşinden koşmalı… J Bu anlamda bu etkinlik bir kırılma noktası oldu benim için diyebilirim kesinlikle…
Son dersin hüznü ne mi?… Güzel bir eğitimin sona ermesi... Güzel arkadaşlıklara es verilmesi... Güzel bir şehirle vedalaşma... Duygular biraz karmaşık ama mutluluk ve doyum da had safhada! Teşekkürler OBİ!
Son dersin ilk sunumu, uzman psikiyatrist tarafından verilen “dijital oyun bağımlılığının zararlı etkileri” üzerine… Bağımlılıkta yaş seviyesinin çok aşağılara inmesi ve olumsuz etkilerin fazlalığı gerçekten…
PROJEDE 6. GÜN: DİJİTAL OYUN OLMAZSA OLMAZ!
Bugün 12 Eylül 2018 Çarşamba… Sondan bir önceki gün yani. Sanki bir aydır burada gibi hissediyorum kendimi. Otel odası kendi evim, Nihan’cığım da sanki ev arkadaşım… Biz Denizli’yi çok sevdik, Denizli’de bizi sanırım… Eğitimlerden arta kalan zamanlarda Denizli kazan biz kepçe… İlk günden beri hiç yabancılık hissetmemiştim zaten tuhaf bir şekilde bu şehre… İçimden bir ses bu ziyaretin son olmayacağını söylüyor ya, bakalım J
Bugün dijital dünya için tasarlanmış birbirinden güzel ve ilgi çekici mobil uygulamaları, oyun programlarını inceleyerek başladık sabah etkinliklerimize… Mobil uygulamaları tablet üzerinde gruplar halinde inceledik. Grubumuz altı kişiden oluşuyordu. Ben, Nihan, İlayda, Kerem, Berrak ve Eda… Grup etkinliklerinde bugün de fark ediyorum ki, bireysel ilgi alanları ve ihtiyaçlar çok değişik. Kiminin ilgi alanı kelimeler, kiminin eğlence, kiminin müzik… Dolayısı ile bireysel ilgiler ve başarılar, diğer grup üyelerinin de dolaylı o…
PROJEDE 5. GÜN: İLK GÜN DE SÖYLEMİŞTİM... İYİ Kİ GELMİŞİM!

Bugün 11 Eylül 2018 Salı…

Oyun Bizim İşimiz Projesi’nde beş gün geride kaldı. Sona doğru yaklaşıyoruz artık. Yoğun ve yorucu geçen günlere rağmen tüm grup üyelerinin uyumu ve enerjisi, bize sağlanan güzel imkanlar, Fakülte’deki ilgili güleç yüzler, oteldeki konfor ve ilgi, yapılan birbirinden güzel sosyal etkinlikler bütün yorgunluğumuza rağmen enerjimizi ayakta tutan unsurlar olarak öne çıkıyor. Bir proje hazırlanırken nelere dikkat edilmeli sorusunun bütün cevapları bu etkinlikte mevcut ve daha ilk gün söylediğim “iyi ki gelmişim” sözü gün geçtikçe pekişiyor. Aynı sinerji ile etkinliği tamamlayabilmek, en büyük umudum ve dileğim. J

Bu vesile ile tekrar Sayın Hocamız Prof. Dr. Nesrin IŞIKOĞLU ERDOĞAN’a, Proje Eğitmenlerine, Projenin Rehber Ekibine, farklı şehirlerden gelen değerli akademisyen hocalarıma ve belki bu projeden bizden daha çok yararlanacaklarına inandığım birbirinden değerli genç meslektaşlarıma çok teşekkür ediyor …
PROJEDE 3. GÜN: DİJİTAL OYUN MU, GELENEKSEL OYUN MU? OLMALI MI, OLMAMALI MI?



Bugün 09 Eylül 2018 Cumartesi... Projenin üçüncü günü.

       Sabahki ilk etkinlikte grup ikiye ayrılarak münazara etkinliği yapıldı. Dijital oyun olmalı mı yoksa olmamalı mı ekseninde münazara etkinliği için alan yazın bağlamında araştırmalarla işe başlandı. Grup üyeleri olarak "geleneksel" oyunun avantajlarını savunmak bizim amacımızdı ve bu görüşü savunmak aslında hiç de zor olmadı. Hepimiz yaş olarak geleneksel oyunla yolu kesişmiş bireyler olarak bu oyun türünü savunmak hiç de zor olmadı. Bu oyun türüne ait, savunduğumuz bütün özellikleri bizzat deneyimlemiş kişiler olarak makalelere çok da ihtiyaç duymadık açıkçası. Bilişsel ve duygusal bilgi birikimimizden yola çıkarak bu oyunun pek çok güçlü yönünü bir çırpıda sıralayıverdik. Evet... Dijital dünya hayatın içinde, onun bir parçası artık... Dolayısı ile de dijital oyunlar... Ancak bu demek değil ki geleneksel oyun vazgeçmemiz gereken bir oyun …
PROJEDE 4. GÜN: DİJİTAL OYUNLA TANIŞTIK... ŞİMDİ KAYNAŞMA ZAMANI!



Bugün 10 Eylül 2018 Pazartesi…
Projenin dördüncü gününde Robot Jimu, arkadaşları Doc ve SPRK ile tanıştık. Bu dijital araçlar aracılığı ile robotik yazılımların türleri gruplar tarafından deneyimlendi. Serbest çalışmalarla etkinliğe devam edildi. SPRK ve Jimu’dan daha çok, daha fazla mental etkinlik içeren Eğitici Konuşan Robot Doc benim ilgimi çekti. Hareketleri amaca göre programlayarak iletmek ve Doc’un ger bildirimlerini dinlemek çocuk gibi eğlendirdi. Köpeği veterinere doğru ve en kısa yoldan götürmek ve hav hav teşekkürlerini dinlemek! J Acı içindeki bir köpeğe yardım etmek ve bir an önce sağlığına kavuşturmak gibi insani boyutları ele aldığı ve bu konulara vurgu yaptığı için belki de daha çok ilgimi çekti. Bazı arkadaşlar daha çok el-göz koordinasyonu üzerinde yoğunlaşan Sprk’ı yuvarlarken daha başarılı ve mutlu oldular. Demek ki, bol materyal… bol etkinlik! Lisans öncesi eğitimlerde, öğretmen adaylarına tek tip ve…
PROJEDE 2. GÜN: DİJİTAL OYUNLA TANIŞMA



Bugün 08 Eylül 2018 Cumartesi... Projenin ikinci günü.
Oda arkadaşım gelmiş ve yerleşmiş bile hiç haberim yok. Saat 7'ye kurduğum alarm çalınca gönülsüzce uyandım ve nerede olduğumu anlamaya çalıştım bir süre :) Aaa, Nihan gelecekti geldi mi acaba, çıt çıkmıyor derken Nihan'da uyanmış ve uzun zaman sonra yollarımız kesişti enteresan bir şekilde.
Sabah mahmurluğu ile selamlaşmalar ve sarılmalar eşliğinde sohbet ettik biraz ve kahvaltıya indik daha sonra görev bilinci ile...
Konuşacak konu çok ama saat 9'a da yaklaşıyor. Dün olduğu gibi yürüyerek değil de otobüsle gitmeyi kararlaştırdık bu sefer kampüse. Ancak otobüs gelmeyince şansımıza, sohbet ede ede, hatta yolda karşılaştığımız ve otobüs güzergahını sorduğumuz bir beyefendiyi de sohbete dahil ederek Kampüse vardık.
İlk günün enerjisi yüksek olduğundan, ikinci gün de hevesle başladık eğitime. Nihan'da kendi merakı ve benim anlattıklarımdan dolayı oldukça heyecanlıydı sanırım.
Bug…
PROJEDE 1. GÜN: İLK GÜNÜN HEYECANI İLE OYUNA BAŞLANGIÇ

Bugün 07 Eylül 2018 Cuma... Projenin ilk günü.
Ankara'dan yaklaşık yedi saat süren bir gece yolculuğundan sonra sabahın erken saatlerinde Denizli'deyim.
Nasıl bir yerdir bu Denizli? Nasıldır insanları? Ne yerler, ne içerler? Neler yaparlar? Nereye giderler? Var mıdır güzellikleri bu şehrin? Elbette vardır her yerin olduğu gibi...
Çok sevdiğim şeylerden birisi de yeni bir yere gitmeden önce araştırma yapmak, yukarıdaki ve benzeri soruları sorarak kendimce bir "şehir profili" çıkarmak... Ne kadarını bulacağım? Ne kadarına vakıf olacağım? Proje programı da çok dolu ama :)... Bakalım, nasip! Kısmetimizde ne kadarı varsa artık.
Otel Yöneticisi Sedat Bey ile görüşmelerimizde, otelin yoğunluk durumuna göre erken giriş yapabileceğimiz bilgisi verilmişti. Erken giriş yapabileceğim ve gece yorgunluğunu atarak etkinliğe dinç bir başlangıç yapabileceğim umudu ile otele geldim. Ancak karşılaştığımız manzara öyle söylemiyordu …

ÖN SÖZ

ÖN SÖZ

Oyun Bizim İşimiz... OBİ
Ne güzel bir proje ismi... Ne güzel bir mevsim (Sonbahar çocuğuyum ben :)... Ne güzel bir şehir... Kimbilir ne güzel insanlar... Heyecanlıyım çok!
Öncelikle Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Nesrin IŞIKOĞLU ERDOĞAN'a ve tüm Proje Ekibine, çalışmaya beni dahil etmelerinden dolayı çok teşekkür ederim... Herkese merhabalar...
Ben Dr. Öğr. Üyesi Nalan ARABACI
Ordu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı'nda 2013 yılından beri Öğretim Üyesi olarak görev yapmaktayım. 20 yıla yakın işin mutfağında çalışmış, meslek yaşamı boyunca pek çok kurs, seminer, çalıştay vb. etkinliklere katılmış, bu sürenin ardından yeni heyecanlarla akademik camiaya adım atmış bir öğreten/öğrenen olarak uzun zamandır duymadığım bir heyecan duydum proje ile ilgili bilgilendirme ve davet mailini aldığımda...
Daha önceki deneyimlerimden yola çıkarak nasıl bir eğitim olabileceği ile ilgili bir fikrim vardı elbet, ancak bu sefer akademisyenlerle,…